Kelin ilacı, Terzinin Söküğü

Öncelikle merhaba.
Yine her zaman olduğu gibi aylar aylar sonra buradayım. Burada olmamın sebebi tabi ki geçmek bilmeyen buhranlarım.. Ara ara, dönem dönem geliyorlar bana. Sanırım bi ‘panik’ butonu ürettim ve kendisinin sürekli devreye girme gibi bir huyu var! Bazen kendi bedenimden, beynimden çıkıp ‘KENDİNE GEEL!! frenine basmak istiyorum.. Ne yazık ki her zaman mümkün değil..

Bundan çok değil, yaklaşık iki sene öncesine kadar etrafımda ki bütüün ‘panik butonlu’ların sakinlemek için çaldığı kapıydım. Her konuda, her kötü olayda, her olumsuzluğun arkasında o kadar soğukkanlı durur, inanılmaz mantıklı çözümler üretirdim ki öyle böyle değil. Şimdi düşününce ‘bana noldu ya’ diyorum sık sık. Nasıl bu kadar serinkanlı yaklaşırdım her şeye? Nasıl hep pozitif olmasam dahi her negatifi büyük bir sakinlikle karşılardım aklım almıyor.

Yaş aldıkça bunun tam tersine dönmesi gerekmiyor mu? İlginç? Neden böyleyim? Gerçekten kesin bir problemim var? Panik atak mıyım? Niye böyle oldu ki? hay allah!! Allahım neden düzelemiyorum neden eskisi gibi olamıyorum neden neden neden neden NEDEEENN!!(panik butonu basılı kalmıştır)

Panik butonu şu ardı arkası kesilmeyen ‘neden’ ‘niçin’ ‘ya öyleyse’ ‘ya böyleyse’ hislerime verdiğim, onları nesnelleştirip başa çıkmak adına bulduğum bir yöntem. Bir olay veya durum karşısında eğer freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı yaldır yaldır gidiyorsam ‘panik butonu’ nu hatırlayıp o butona basıyorum.

Ve sakinleşiyorum.
Yani sakinleşmeye çalışıyorum.
Sakinleşmiş gibi oluyorum yani.
Böyle sakinleşicekmişim gibiymiş gibi.
Sakinleşirim dimi?
Olur yani.
Bence olur ya ne diyosunuz. Çok mantıklı bence.
Olur bence.
Amin!

BABİL.COM BAYRAM ALIŞVERİŞİ !!

Merhabaaa!


Geçen gün buraya yazınca, bende bir istek, bir blogger edalarııı, aman allahım öyle böyle diil.. Sırf  bu yüzden gittim kitap alışverişi yaptım diyim, siz ordan anlayın jhfjfhkd Yarına da youtube alışveriş videosu geliyor. BEKLEMEDE KALIINN hjkkfjk

ŞAKA ŞAKA
İnstagrama yazdım sığmadı. Bende bari buraya yazayım dedim. Kitapları bayramdan önce sipariş veriştim daha yeni elime ulaştı. Hepsini özenerek, çok okumak isteyerek aldım. Biran önce hepsine başlamalıyımm. Hangisine başlayacağıma henüz karar veremedim.
Neyse aldıklarımın konusu hakkında arka kapak yardımıyla bilgi vermek istiyorum..


1- KAĞIT EV
Bu kitabı okuyanlardan çok duymama rağmen alıp okumamıştım. Konusu kitapların büyüleyici etkisi üzerinde dönüyor diye tahmin ediyorum. Henüz okumamama rağmen, okursam kendimi bulacakmışım gibi bir his var içimde. Sanırım ilk önce bu kitabı okuyup yorumlayacağım.. Kitap 89 sayfadan oluşuyor. Carlos Maria Dominguez isimli yazarın kitabı.. İçinde bazı çizimler mevut.
Arka kapak;
‘Kitaplara okumaya ve aşka dair bir kitap..
Kalın cilterin arasında saklanacak bir mücevher..’

 

2-SÜPER İYİ GÜNLER
Kitap hakkında hiçbir fikrim yoktu. Babil.com’da kitap kapakları okurken karşıma çıktı. Kitabın adına nedense bayıldıımmm. Süppeer İyi Günneer tarzı neşeli bi yankı uyandırdı o küçük bilinç altıcığımda.. Hemen sepete ekledim. Kitap 289 sayadan oluşuyor. Puntoları standarda göre biraz büyük ve içinde çeşitli karalamalar, denklemler mevcut. Eğlenceli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ruhi Mücerret kitabını okuyanlar varsa anlayacaktır beni. O tadı hissettim okumadan.. Kitabın yazarı Mark Haddon. Yazarlığın yanı sıra senaryo yazarlığı yapıyormuşşş.  Bunu da arka kapağı okuduğumda öğrendim. Eğer şu blog denen icadı kullanmayı bilseydim, yazarın filmlerini ‘buradan’ bulabilirsiniz diye bir tık koyardım. Ama maaalesef kendiniz şeeyapın.. Yazar Oxford Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi aldıktan sonra zihinsel ve bedensel engelli insanlar üzerinde çalışmalar yapmış. Yazar değip geçmemek lazım. Yazar gibi yazarmış görünüşe bakılırsa.. Yazar 1962 doğumlu ama ktap kapağında ki fotosu 25’lik afet :)) Adam hem zeki hem akıllı kjkfdjfk
Arka kapak;
‘İnsanlar kafamı karıştırıyor.
Bunun iki temel nedeni var. İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri.Siobhan, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama geleceğini söylüyor…
Bu kitap komik olmayacak. Espiri yapmasını bilmiyorum, çünkü onları anlamıyorum.
Esrarengiz bir cinayet ve bir cinayeti aydınlatmaya çalışan dünyanın en dikkatli dedektifi Christopher John Franciss Boone. 15 yaşındaki dedektifimiz, yaşadığı bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor, bir de 7.507’ye kadar bütün asal sayılar..’

 

3-FİLİN YOLCULUĞU
Yazarın bikaç kitabını görmeme rağmen elim buna gitti. Attım sepete..  Kitabın konusu hakkında bir fikir beyan etmeyeceğim çünkü arka kapak kısmı gayet açıklayıcı. Ama kitabın kapağı ve yüzeyi o kadar tatlı kii şekeer gibii.. Kitap 196 sayfadan oluşuyor. Yazarı Jose Saramago..
Arka kapak;
‘Kıta Avrupası’nın en batısından Lizbondan Viyana’ya doğru yola çıkan bir film ile bakıcısı yoksul Subhro’nun, ve bu tuhaf yolcuğun hikayesidir. 16. yüzyıld, Portekiz kralı III. Joao, kuzeni Kutsal Roma Germen İmparatoru II.Maximillian’a hediye olarak gönderir fil Süleyman’ı. Süleyman ile Subhro, yanlarında kendilerine eşlik eden Portekiz kralı korumaları ve yardımcı ırgatlarla zorlu yolculuklarına başlarlar..’ DEVAMINI YAZMAYACAĞIM. ÇOK AÇIKLAYICI OLUYOR. AZCIK HEYCANNNN!

 

4-BİR ADAM GİRDİ ŞEHRE KOŞARAK
Tarık Tufan’ı yeni yeni tanımaya başlıyorum. Hep söylediğim gibi, bir yazarın ‘kafasını’ sevdiğim zaman, okumaktan mest oluyorum.. Varsın anlatamamış olsun kitabında duygularını, varsın yanlış aktarsın… Hani bir ‘yazar kafası/aklı/beyni’ varya, ben ona aşığım. Tarık Tufan’da onlardan biri.. Sayılı olanların, sayı başında gelir benim için. Bu kitabını da hatta diğer 8 kitabını da set olarak almayı düşünüyordum ama elimde olan kitaplarla dengeleyemediğim için sadece iki kitabını aldım. Buda onlardan biri. Kitap 118 sayfa. Bölüm bölüm ilerliyor. Hala Tarık Tufan okumayan varsa aşırı yoğun bi tavsiyedir.. Kendi kendine konuşur gibi okumayı sevenler için özellikle..
Arka kapak;
‘Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplananlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adamlar ve diğerleri.
Şehrin ötekileri yanii.
Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder,Bachelard, Anna ve biraz Kudüs.
Karanlık, rutubetli, çok bağrışlı, çok nefessiz, çok aşksız, çok çiceksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir şehirde hayatta kalabilmek için her şey.
Büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsancıların, işgalcilerin,bankacıların elinden kurtarabilmek için yani.

Tarık Tufan kitabında her şey hızla akarken, yavaş gidenleri, yorulanları, rekabete güç yettiremeyenleri ve onların mekanlarını anlatıyor..’

 

5-GÜNÜ BİRLİK HAYATLAR
Kitap 205 sayfadan oluşuyor. Yazarı Nietzsche Ağladığında kitabının yazarı. Yani Irvin D. Yalom. Kitapta günlük haytlar, günlük hayatlarda ki psikoloji alatılıyor. İnceleniyor. Psikoloji severim. Günlük ve sıradanlığı severim.. Bunu da sevecekmiş gibi hissediyorum..
Arka kapak;
‘Öfke sorunu yaşayan bir kadın, her istediğine sahip ama bir türlü mtlu olmayı bilmeyen bir işadamı, insanınn bu dünyadaki konumu üzerine düşünen ve bir yandan da kendi acısıyla başa çıkmaya çalışan yeni mezun bir psikolog.. Irvan Yalom’un gerçek psikoterapi seanslarından derlediği bu hikayeler, zorlukları ve tatlı anlarıyla yaşamın bir bütün olarak kabullenmeyi öğretirken aynı sayfaya her baktığınızda farklı şeyler görebileceğiniz bir başucu kitabı olduğunu kanıtlıyor..’

 

6-ŞANZELİZE DÜĞÜN SALONU
BANA VERİLEN KARAKTER SAYISINI AŞTIM. aÇIKLAMA YAPAMIYORUM. ONUDA İNSTAGRAMA ŞEEYEDERİM :))

 

HOŞÇAKALINNNNNNNNNNN14388952_1358022967560070_1852486296_n

AH BAZI İNSANLAR!

Bazı insanlara anlam veremezsiniz.
Ne yapsanız yaranamassınız.
Gak deseniz neden guk demedin derler,guk deseniz neden gak demedin derler.

Bunlar değişik tipli insanlardır.Hayatınızın hiç biyerine sokmayı istemezsiniz. Ama malum kaderinizdir ki ZANK diye burnunuzun dibinde biterler.

Ama siz sakin olun.
Umursamayın.
Çünkü sömürürler sizi. Duygularınızı,düşünceleriniz.. Sonra yeteri kadar duygu sömürüsünde bulununcaağ PİYUUFF yok oldular!
BİNGOO!

Bu insanlardan olmayın. Biri size git deyince, gidin yapışmayın.Çağırdığınız da gelmeyince küsmeyin.
Ota baka trip atmayın. İnsanları kendinizden soğutmayın.Onlar isterse sizinle kalsınlar istemezlerse gitsinler. NEden gittin demeyin.
Kalmak isterlerse neden kaldın da demeyin. Siz yaşayın,varsın diğerleri size eşlik etmek isterlerse sağ şeritten yanınızdailerlesinler.

Baktınız sinyal veriyolar sol yöne, bırakın sollasınlar, geçsinler, gitsinler.

Ashabım sinirli.konsantre olamıyorum. Siz alaın beni. Okuduğunu anlama olsunsınava girecekler için. O dönemi atlatmıilar içinde bi tekrar..

hayydinn iyi bayramlar. Bidahaki sene bayrama yine buraya yazarım  kjfkdfnksnfkl